Neden Mac ?

iMac sahibi olduğumdan beri bu yazıyı yazmayı planlıyordum.  Başlık her ne kadar neden mac ?  diye sorsa da ben size ihtiyaçlarım doğrultusunda beni apple ‘a yönlendiren sebepleri ve sonrasında ki sonuçlarını anlatacağım.
 
Kullandığım windows 7 yüklü laptopumu artık yükseltme ihtiyacı hissettiğimden beri araştırma içerisindeydim. Her ne kadar ağırlığına veya sorunlarına alıştığınız bir bilgisayarınız olsa da aşırı yükleme yaptığınızda artık kaldıramadığını anlıyorsunuz. Ben bunu Adobe After Effect CS5 ‘de vize projemi yaparken anladım. O süre zarfırnda kullandığım laptop 1gb paylaşımsız ekran kartlı 4gb ramli intel core 2 duo özelliklerine sahip diye özetleyebileceğim bir bilgisayardı. Yetmediği yerler de başka bilgisayarlarda kullandım. Kullandığım bilgisayarlar herhangi bir teknoloji markette alalbileceğiniz en yüksek özelliklere sahip windows yüklü bilgisayardı. Durum böyle olunca işte kafamı kurcalayan Mac sorusunun net cevabını almış oldum. Bu anlattığım kısım mac için sebep kısmıydı.
 

Sonuç mu ? Final projelerimin hepsini iMac üzerinde yaptım. Neler Yaptım a gelirsek; Öncelikle HD bir kısa film montajladım ( adobe premier ve after effect ile ortak çalışarak). Render alırken de eş zamanlı olarak Adobe Photoshop ve Illustrator da Görsel iletişim tasarımı dersinin projelerini yapıyordum. Zaman ve üretim ikisili kat ve kat fark etti. Baskı yaptığım işler ise neredeyse iMac ‘in bütünleşik monitörünün bana gösterdiği renklerle aynıydı. iMac alarak aynı zamanda hiç bilmediğim 3 boyutlu modelleme’ye de keyifle giriş yaptım. Bunu söylüyorum çünkü Apple ‘ın Mac Os X sistemi üzerinde yaptığınız her çalışma size keyif veriyor.
 

    • Sizi bezdiren hataların hiç biri yok.
    • Açılış kapanış sürelerinde anlamsızca beklemiyorsunuz.
    • Büyük boyutlarda çalışırken kilitlenmeler, aşırı beklemeler sizi çıldırtacak sebepler yok.
    • Herşey sizin ergonominize göre hazırlanmış ve minimalist bir düşünce mevcut.
    • Sistem ile birlikte gelen bütün uygulamalar ve yükleyeceğiniz uygulamalar son derece başarılı ve verimli çalışıyor.
    • Windows yüklü bilgisayarda Adobe ‘un 4-5 programını aynı anda açıp verimlice kullanmak neredeyse imkansızken Mac ‘de son derece başarılı ve hızlı hatta hayranlık uyandırıcı.
    • Grafik tasarımı dışında, keyifle oyun oynuyorum (neredeyse çıkan her oyunun mac versiyonu bulunmakta), iMac ‘e elektro gitarımı ve kayıt mikrofonumu bağlayıp one man band coşkusuyla şarkılarımı kaydediyorum eğleniyorum. (bunun için harici bir ses kartım var)
    • Kullandığım bütün harici donanımların driverlarını yüklemeden hiç uğraşmadan kullanmanın keyfini yaşıyorum.
    • Evde duran masa üstü bilgisayar olan iMac artık bilgisayardan çok, göze hoş gelen bir dekoratif eşyaymış gibi geliyor.

 
Peki mesleğim görsel iletişim tasarımı olmasaydı yine kendime bir mac alırmıydım ? Söyleyeceğim tek şey ön yargılarınızı kırıp bir süre mac kullanın bir daha asla Windows ‘a dönmek istemeyeceksiniz.
 
Pahalı mı ? Bu soru ihtiyaçlarınıza göre değişen bir soru. Eğer benim gibi çalışıyorsanız baskı renklerini yakalayacak bir monitörün tek fiyatı 1000tl civarlarında, monitör hariç alacağınız bilgisayar ise 1500-2000tl arasında. Ve bu gün 21″ iMac ‘i 2700tl civarlarına bilkom garantili alabiliyorsunuz. Ve şu an her kuruşuna değer diyorum.
 
Benim gibi ikilemde kalıyorsanız veya bilgisayarınızı değiştirmeyi düşünüyorsanız kullanım amacınız ne olursa olsun bir apple bayiye giderek bir süre mac deneyimi yaşayın ve bir mac sahibi olun.